Konuşulmamalı bazı şeyler, anlatılmamalı,
Söylenmemeli bazı sözcükler, dile gelmemeli.
Değersiz olduğu için değil, anlamı yitecek diye hiç değil,
Keza anlamsız şeyler asla anlam kazanamaz zaten, bu hep böyledir bu evrende.
Söylenmemeli, yarım kalmalı, hatırlatmak için kendine, bazen ise avutmak için kendini.

Kızdın mı, diye sorulduğunda küplere binmiş, etraftaki tüm kalpleri parçalayacak kadar acımasız hale gelmişken bile “hayır” demektir, “kızmadım” demektir yarım kalmak. Ve yarım bırakan her şeyde olduğu gibi bu da ruhumuzu kemirip durmuştur. -yüzyıllar boyunca?

Yazar –Ustam Yaşar– demiş: “İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.” ama yanılmış. Çünkü ince yeri kalmadı bizim insanımızın, hepsini alıp kopardılar. Onlar hiç çiçek yetiştirmedi ki; bir hayvanı sevmedi, öpüp koklamadı onu, arabada birilerine yol vermedi, karşılıksız iyilik yapmadı, kimseye güzel bakmadı, kimsenin -birer seks objesi haricinde- içine bakmadı, güzel sözler etmedi… sevmedi, sevmedi onlar hiçbir şeyi, ne kendilerini, ne etrafındakileri, hepsinden nefret etti onlar usta, hepsinden, hepsini öldürmek istediler, hepsini de öldürdüler, bak, görmüyor musun usta, bak can çekişiyor, bak can çekişiyoruz, görsene bizi usta görsene, nefes alamıyoruz.

Ustam Yaşar, oyuncak değiliz biz, ama… Onlar hiç var olmadı ki Ustam Yaşar, hiç var olmadı. Bir sen, bir ben, bir de şuncacık “insan”, hatta, “mahlukat” kaldık şunun şurasında. Onlar hiç var olmadı…

Avuttuk biz kendimizi ustam, yarım bıraktık ya kendimizi; avuttuk, avunduk işte baksana… İleride bir gün bir ahbapla veya bir eşle, kavuşma günü, yahut kopma günü gelince “Bak etmedim bu sözleri, ama edebilirdim. Seni sevdiğimi, yahut senden fena hâlde tiksindiğimi söyleyebilirdim, ama söylemedim.” deyip kendimizi avutmayacaksak, ya ne yapacağız? De hele Sayın Ustam Yaşar, biz mi söyleyeceğiz bunları; yoksa onlar mı söyletecek bize? De hele, bir de hele. Demek, siz söylediniz, diyorsun. Onlar söyletti ustam, sen söylesen onlar söyletmiş olmayacaktı, biliyorum.


Bazen de susmalı sanırım, ha? Evet evet, susmalı bazen, bazen çok susmalı. Hele fazlaca “bazen” demeye başlamışsa çocuklar, katiyen susmalı.

BUNU PAYLAŞ:

Leave A Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir